Board & Pieces

Nasıl oynanır

Go

Two stones. Infinite universes.

Go nasıl oynanır — kurallar sade bir dille, yeni başlayanın ihtiyaç duyduğu sırayla, ve oyunun nereden geldiğinin hikâyesi.

Köken
China
Dönem
c. 2300 BCE
Oyuncu
İki
Öğrenme süresi
12 dk
Go — China, c. 2300 BCE
Chinac. 2300 BCE

Go kuralları

İhtiyaç duyacağınız sırayla. Her bölüm birkaç dakika sürer; önceki bölümü anlamak için sonrakine gerek yoktur.

Bölüm 1 · 4 dk

Bir taşın nefesi

Taşlar etraflarındaki boş noktalarla yaşar. Nefes bittiğinde taş tahtadan çıkar.

İki renk, tek kural

Bir taraf siyahla, diğeri beyazla oynar. Önce siyah oynar. Her sırada oyuncu boş bir kesişime — kareye değil, çizgilerin kesiştiği noktaya — bir taş koyar.

Konulan bir taş bir daha hareket etmez. Taşlar tahtadan tek yolla ayrılır: yakalandıklarında.

Bir taşın nefesi

Taşlarından birine bak. Hemen yanındaki — üst, alt, sol, sağ — boş kesişimleri say. Çaprazlar sayılmaz.

O boş komşular taşın nefesleridir. (Japonya'da 息 derler, Kore'de 숨 — her iki dilde de "nefes".) Ortada bir taşın dört nefesi olur. Kenarda üç. Köşede yalnız iki.

Bir taş boş komşuları aracılığıyla nefes alır. Hepsini doldur, taş nefes almayı keser.

Sıfır nefes — yakalama

Bir taşın son nefesi düşman bir taşla doldurulduğunda, o taş yakalanmış olur. Tahtadan kalkar ve onu yakalayanın esir taşlarına eklenir.

Kenardaki bir taşın kaybedecek üç nefesi vardır. Köşede yalnız iki. Taşlar en hızlı köşelerde ölür.

Go'da şah mat yoktur. Her yakalama küçük ve somuttur — bir taş, sonra bir taş daha, sonra bir grup.

Yan yana taşlar nefes paylaşır

İki siyah taşı yan yana koy ve ilginç bir şey olur — tek bir grup haline gelirler. Grubun nefesleri, sadece tek bir taşın değil, tüm şeklin etrafındaki bütün boş noktalardır.

Ortadaki iki taşlık bir grubun altı nefesi vardır. Sıralı üç taşın sekiz. Grup büyüdükçe daha uzun yaşar — ve onu kuşatmak zorlaşır.

Ama kural aynı. Bir grubun bütün nefeslerini doldur, ve tüm grup aynı anda tahtadan çıkar. Yedi taşlık yakalanmış bir grup, yedi esirdir.

Bölüm 2 · 4 dk

Atari, intihar ve ko

Her Go oyuncusunun aklının arkasında taşıdığı üç kısa kural ve ölüme bir hamle uzaklıktaki bir taşı görmenin yolu.

Tek nefes kaldı — atari

Bir taşın ya da grubun yalnız tek nefesi kaldıysa — yakalanmaya bir hamle kala — bu duruma atari denir. Kelime Japonca'dan gelir ve dünyadaki her Go tahtasında satrançtaki «şah» gibi kullanılır.

Atari, yakalama zorunluluğu değildir. Bir uyarıdır. Bazen taşları alırsın; bazen rakibinin onları kurtarmak için bir hamle harcamasına izin verirsin.

Nefes alamayacağın yere oynayamazsın

Rakibinin taşlarının boş bir noktayı sımsıkı sardığını düşün. O noktaya bir taş bıraktığında, yeni taşın daha yere değer değmez sıfır nefese sahip olur. Bu hamle yasaktır — adı «intihar»dır.

Tek bir istisna vardır. Taşın yere değdiği anda bir düşman grubun son nefesini de doldurmuşsa, önce o düşman taşlar yakalanır. Bir anda taşının bol nefesi olur — ve hamle yasaldır.

Aynı nokta, döne döne — ko

Şöyle düşün: bir taşı aldın. Rakibin aynı yere bir taş koyup seninkini alabilir — sen de aynı şeyi tekrar yapabilirsin, sonsuza dek. Tahtada hiçbir şey değişmez.

Bu döngüyü kırmak için Go'da tek bir kural vardır: ko. Tek bir taşın yeniden alındığı bir durumdan sonra, taşı az önce alınan oyuncu önce başka bir yere oynamak zorundadır. Ancak ondan sonra o noktaya geri dönebilir. Tüm oyunun şekli bu tek kural yüzünden değişir.

Ko, oyunu neden canlı kılar

Önce başka bir yere oynamak zorunda olduğun için ko bir pazara döner. Her oyuncu başka bir yerde tehdit kurar — «cevapla yoksa daha büyük bir şey alacağım». Tehdit yeterince büyükse, rakip cevaplar; değilse, görmezden gelir ve ko'yu geri alır.

İşte bu yüzden tek bir ko bile koca bir Go oyununun sıcaklığını tahtanın her köşesine yayar. Bir noktadaki savaş, uzaktaki tehdidin oynanmaya değip değmediğine karar verir.

Bölüm 3 · 4 dk

Toprak, gözler ve son nokta

Her Go oyununun aslında neyle ilgili olduğu ve kimin sonsuza dek yaşadığını belirleyen tuhaf, sessiz «iki göz» kuralı.

Aslında ne için oynuyorsun

Yakalamalar heyecan vericidir — ama hedef değildir. Go'nun hedefi topraktır: taşlarının çevrelediği boş noktalar. Duvarının içindeki her boş nokta sonda sana bir puandır.

Yakalanan taşlar da sayılır — bir esir bir puana eşittir. Ama yalnızca yakalayarak kazanmaya çalışmak, bir şehri tek tek insanlara yumruk atarak almaya benzer. Oyunları duvarlar kazandırır.

Evler ve gözler

Japonya'da oyuncular çevrelenmiş boş bir noktaya 目 ("göz" ya da "ev") derler. Kore'de buna 집 — "ev" — denir. Tek küçük bir ev, tek bir puan.

Bir grubun sonsuza dek yaşaması için iki gerçek göze ihtiyacı vardır. Çevrelediği iki ayrı boş noktası varsa, düşman bunların ikisini aynı anda dolduramaz — yalnız birini doldurmak intihar olur. Grup oyun bitene kadar güvendedir.

«İki göz yaşar, tek göz ölür.» Her Go oyuncusu bunu duymuştur. Tüm oyunun stratejisinin yarısı bu cümlenin üstüne kurulur.

Pas — oyunun sessiz sonu

Oynanacak yararlı bir şey kalmadığında oynamak zorunda değilsin. Pas geçebilirsin. İki oyuncu da arka arkaya pas geçerse, oyun biter — ve iki taraf da saymaya başlar.

Sayım naziktir. Her taraf toprağını (duvarlarının içindeki boş noktaları) ve esirlerini toplar. Beyaz, siyahın önce oynamasını dengelemek için ek bir bonus alır: bizim uygulamamızda 5.5 puanlık «komi».

Go nereden geliyor

“Kil bir kap haline gelir; onu kullanışlı kılan içindeki boşluktur. Kapı ve pencere bir oda için açılır; onu kullanışlı kılan içindeki boşluktur.”

Lao Tzu · Tao Te Ching, 11. Bölüm (MÖ 6. yüzyıl civarı)

Antik Çin, dört bin yıl önce

Efsane der ki, İmparator Yao Go'yu oğluna disiplin öğretmek için icat etmiş. Basit bir ızgara, siyah ve beyaz taşlar, tek bir kural: rakibinin alanını çevrele.

En başından beri sadece bir oyun değildi. Bir düşünme biçimiydi.

Elden ele geçti

Go diğer oyunlar gibi yayılmadı. Hiçbir ordu onu taşımadı. Sessizce hareket etti — babadan oğula, hocadan öğrenciye.

5. yüzyılda Kore'ye ulaştı. 7. yüzyılda Japonya'ya. Üç medeniyet, bin beş yüz yıl, ve kurallar neredeyse hiç değişmedi.

Bir ömrün oyunu

Ciddi bir Go oyunu dört saat sürebilir. Oyuncular neredeyse hiç konuşmaz. Sessizliği bozan tek şey, taşların tahtaya hafif vuruşudur.

Go bir sezgi oyunudur. Ustalar altmışlarında zirveye çıkar — sabır ve sessizlik, yavaşça görüşe dönüşür.

İki taş. Hepsi bu.

Usta olman gerekmiyor.

Go'da sadece iki tür taş var — siyah ve beyaz. Sadece tahtaya konan taşlar, ve aralarındaki boşluk.

İlk taşını koyduğun an, dört bin yıldır oynanan bir oyuna girmiş olursun.

Go oyununu gerçek biriyle oynayın.

Board and Pieces, Go ile birlikte dünyanın on oyununu daha tek bir tahtaya koyar — arkadaşlarınızla, ailenizle ya da kafede oturan kim varsa onunla. iOS ve Android’de ücretsiz.

Download on the App StoreGet it on Google Play

Yakınınızda henüz kimse yok mu?

Şehrinizi ve bir e-posta bırakın. Bölgenizde oyuncular ya da tahtası olan bir kafe olduğunda ilk siz öğrenirsiniz.

Diğer oyunlar